12 Eylül 2012 Çarşamba

Her Kızın Bir Zamanlar Hayatına Sıçmış Bir Erkek Vardır

Bir zamanlar korkuyordum. Hatta o yüzden bütün yazılarımı silmiştim. Korkuyordum çünkü kendime güvenmiyordum. Kendimi savunacak kadar güçlü değildim. Ama şimdi kendimi güçlü hissediyorum. Bunu yapabilirim. Evet bunca platonik aşk hayatımda bana en çok acı veren kişiye bir yazı ayırabilirim. Sadece artık anılarımdan çıksın istiyorum. Hatta rüyalarımdan da. Artık bıraksın beni. Lütfen. Bu yazı benim en zor yazım olacak. Şimdi benim özgüvenimi yıkan bir çocuğu okuyacaksınız. Hayatımın en saçma dönemini. En kırılgan dönemimi.
Mutlu anılar hatırlıyorum. "İlk defa bir kız için gururumu çiğnedim." dediği o anı. "İlk defa özür diledim." dediği günü. "Bıraksana kızı" dediğindeki koruyuşunu. Ama sonra en son konuştuğumuzdaki kavgamızı. Ben onunla aynı bölüme gitmek istememiştim. O da bana "Sen bana aşıksın." demişti. Bende inkar etmiştim. Çünkü ben hala birine gerçekten aşık olduğumu düşünmüyorum. "Ama arkadaşların öyle dedi." dediğindeki bilmemkaçıncı arkadaş darbesini. Sonra bana sinirlenip "Seninle neden ilgileneyim şişko." dediğini. Resmen damarıma basmıştı. Dış görünüşümden nefret ettiğimi biliyordu. Hatta bir keresinde herkesten korumak amaçlı "Onun gamzesi çok güzel" demişti. Peki bok beyinli madem şişman olduğuma laf atacaktın ne böyle salakça şeyler dedin? Açık yaka bir bluz giydiğimde içimdeki kolsuz badi görününce onu kapatan ebem miydi? Çalıştığımız yer bile bizi sevgili sanmış. Kısacası onunla bulunduğum her yerde rezil olmuşum. Herkes mi yanlış anladı? Bloga yazdığımda da herkes aynı yorumları yapmıştı. Ne yani şimdi bu? Egosunu tatmin etmeye çalışmış demek ki. Ben ona "Hayır sana aşık değilim." diyince o şişkin egosu mu ezilmiş. Onun şişkin egosu benim öz güvenimden daha mı değerli?
Mal herif o zaman neden umut verdin bana? Neden öyle davrandın? Normal arkadaşım gibi davransaydın ya. O kadar erkek arkadaşım var neden onlar gibi davranmadın? Ama şimdi karşımda olsa ona sadece "Senin için asla ağlamadım." derim. Çünkü hiç ağlamadım. Evet kalbimi kırdı ama ağlamadım. Bana şişman dedi bit kadar öz güvenim vardı ona da etti. Kendi kendimi yatıştırdım ben. Bir de Burcu'm vardı işte. Sadece o bana yardım etti. Kimseye anlatmadım. Anlatamadım. Güvenemedim. Ne desem yayılıyordu çünkü. Herkes beni yerle bir etmeye çalışıyordu. Ama ben ayakta kaldım. Dayandım.
Ama hala orada bir yerde işte. Ne kadar nefret etsem de onun iyi yanları hep gözümün önünde. Neden sinir ettiği zamanlar değil de mutlu ettiği zamanları hatırlıyorum. Onu sevmedim. Sadece bana hissettirdiği o duyguyu sevdim. Korunma duygusunu sevdim. Beni üzdüğünde zar zor gelip özür dilemesini sevdim. Kıskanmasını sevdim. Ama onu sevmedim. Ben daha önce kimsenin bana hissettirmediği duyguları sevdim. Allah'ın belası çocuk bir ondan kurtulamadım şu hayatta. Neden bana bunu yaptı anlamadım. Tatillerde "Özledim seni" yazan kimdi o zaman? Neden beni kullandı? Sanki başka kız yoktu. Yazı ilerledikçe benim de sinirim atıyor. Bu arada mal mal ayrılık sahnelerinden bahsetmedim bile. Sanki sevgiliyiz ayrılıyoruz. Yok "sarılalım" yok elimi bırakmamalar, iki elimi eli eliyle üst üste tutmalar falan. Arkada fon müziği çalsa bildiğin filmdeyiz. Bir yağmurumuz eksik olurdu. O zaman herkese rezil olmuştum. Lise arkadaşlarımla karşılaşsam herkes onunla benim aramda geçen salakça hareketleri anlatır. Sayesinde böyle sap gibi kaldım işte. Bir sevgilim bile olmadı sırf onun yüzünden. Böyle milletin önünde acayip hareketler sergilemeseydi şu an başka biriyle düzgün bir ilişkim olabilirdi. Bir uçtan bir uca bana seslendiği günlerdeki sinirimi kelimelerle anlatamıyorum. 
Kısacası her kızın hayatının bir dönemine sıçmış bir erkek bulunur. -Bu arada bu David Henrie ne kadar benziyor ya. Gifleri ekledikçe böyle bir benzerlik görmeye başladım. Saçları açıltsan tamamdır. Belki de göz rengi aynı olduğundan kaynaklanıyordur. Neyse.- Diyorum ki hala hayatınızdaysa kışkışlayın onu. Tamam eğlendirir, didişmesi zevklidir ama sonra üzülen siz olursunuz. Benim gibi. En ağzı bozuk yazım bu oldu. En uzunu da bu oldu. Artık siz iki güne bölerek okuyun. Size kıyamam. Bir posta dıkıştırayım diye roman yazdım. Eski okuyucularım bilirler bu anlattığım kişiyi. Yazının uzunluğunu kapatmak ve sizin sıkılmanıza engel olmak için bir sürü gif koydum. Umarım sıkılmazsınız.
Eğer bir gün bahsettiğim şahsiyet bu yazıyı okursa ona söyleyeceklerim var. "Bu yazıyı okuyunca elbette ki kendin olduğunu anlayacaksın. Bu olay öyle eskisi gibi bitmez. Bir daha öyle duraklarda falan karşıma çıkıp gözüme gözüme kendini sokmaya çalışırsan lisedeki kızın farklı versiyonunu görürsün. Ağzına sıçarım senin. O koltuk değneğini de alır münasip yerlerine sokarım. Kısacası benden uzak Allah'a yakın ol. Ben seni değil senin bana olan davranışını sevdim. Zaten saçların uzamış kız gibi olmuşsun. Mavi gözlerle o iş yürümez. Öyle süslü püslü laflarla beni kandıramazsın. Tamam şişmanım ama bunu yüzüme vurmana gerek yoktu. Senin egonu tatmin etmek için sana aşık rolü yapmayacaktım. Aşk, bizim yaşadığımız gibi bir şey değil. Öyle olsaydı aşk olmazdı. Aşk bu kadar acı demek değil. Benim aşk tarifim sen değilsin. Evet şişmanım ama en azından kendim gibiyim. Görünüşümün benim için bir anlamı yok. Beni sevenler için de bir anlamı yok. Ama beni sevmeyen senin gibi insanlar elbet ki dış görünüşüme laf atacaklar. Artık beni kırmıyorsun ve artık ağlamıyorum. Bana olan hakaretlerini duymayınca çok mutlu oluyorum. Seni insan yerinde koyanda kabahat. Sen demedin mi "Bir daha asla konuşmayalım" diye. Ben "Tamam" dedikçe uzatmadın mı? Beni kızdırmak için neler neler yaptın. Kusuruma bakma ama eksilerin artılarından çok. Kısacası ben artık yeni bir hayata başlıyorum. Şimdi uza ve bana şişman derken Allah seni çarpmış sende şişmanlamışsın. Artık kimin ikinci üçüncü eli olacaksan inşallah benim yaşadığımı yaşarsın. Ah pardon zaten yaşamıştın değil mi? Hah işte inşallah yine yaşarsın. Şimdi siktir git." 
İnsanın içini dökmesi kadar güzel bir şey yok. Sanırım içimdeki her şeyi döktüm. Biliyorsunuz çenem bazen fazlasıyla düşüyor. Açıkçası böyle bir yazı görsem okumam. Çok uzun. Ama okumasanız da olur. Ben sadece içimi dökmek için yazdım. Artık onun gölgesinden kurtulmam gerekiyordu. Bu şehir artık beni istemiyor. "İstemediğin ot burnunun dibinde biter" hesabı dışarıya çıktığım an istemediğim biriyle karşılaşıyorum. Gifler de pek tatlıymış.

Öpüldünüz.

8 yorum :

  1. Helal olsun..! Gifler olmasa bile sıkıcı degildi bu yazı. Yeni hayatın hayirli uğurlu olsun. İste budur! (:

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim. Sıkılmadığına çok sevindim. :)

      Sil
  2. Tebrik ederim. Bence bu yazı senin için duvarlarını biraz bile olsa yıktığın bir yazı. İçinde kalıcağına bırak dök içindekileri. Hiç de sıkıcı değildi ayrıca, tamamını okudum. Eminim herkes de okumuştur. Sen kendini böyle okuyucularına açtıkça, biz de sana daha yakın hissediyoruz, be bu bizi mutlu ediyor. :) Kendini hiç üzme gereksiz kişiler için. Haketmediği belli çünkü. Umarım üniversite hayatında seni hakedecek kişilerle tanışırsın. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haklısın bu defa kabuğumu biraz kırdım. Eskiden olsa böyle bir yazı yazamazdım. Teşekkür ederim. Sıkmadığıma sevindim. :) Bende kendimi size daha yakın hissediyorum. :) Haklısın o hak etmedi. Umarım canım. :))

      Sil
  3. Ağlasam mı gülsem mi bilemedim.
    Sıkıcı oldum mu diye düşünme, olmuyorsun. Sıkılan da okumayıverir canım, dert etme.
    Geri zekalı şahsiyeti bilmiyorum ama iyi olmuş kurtulduğun. Keşke bu davranışlarına dahi izin vermemiş olsaydın ama insan bazen o gücü de kendinde bulamıyor biliyorum. Ama neyse ya geç ossuuun güç olmasın.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim. :))
      Gülebilirsin. Bende artık gülüyorum. İlk zamanlar zordu ama sonra alıştım. Haklısın geç olsun güç olmasın. :))

      Sil
  4. Derin bir oh çekebilirsin, bence. Adını aşk koymuyorsun ama aşk da bunun gibi bir şey aslında. Bir sürü aptallık ve söylenen bir sürü acı söz. Ama sonra bir an geliyor sadece şuan senin yaptığın gibi en iyi yanlarını hatırlıyorsun. Üzerini ört ve üniversitede karşına çıkacak iyi insanları düşün :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aşk böyleyse istemiyorum. Bu hiç hoş değil. Keşke ondan nefret etseydim. Kurtulmakla iyi ettim sanırım. Teşekkür ederim. Deneyeceğim. :)

      Sil

"Bloguma beklerim." tarzı reklam içerikli yorumları onaylamıyorum.